Rahim ağzı kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık olup, birçok değişik virüsten kaynaklanabilmektedir. Hastalık genel itibarıyla genç yaşta bulunan bayanları tehdit etmektedir. Bunun sebebi henüz kişinin metabolizması hastalığa sebep olan virüsü yenebilecek erginliğe erişmemiştir.
Hastalık düzenli muayeneden geçen bayanlarda henüz oluşmadan anlaşılabilmektedir. Bu sebeple hastalığın tanınması ve önlenebilmesi mümkündür.
Rahim ağzı kanseri ilerleyen dönemlere dek anlaşılamayabilmektedir. Hastalık için net bir belirtiden bahsetmek mümkün olmamakla birlikte, cinsel ilişkide korunmamak ve sonrasında akıntı yaşamak hastalığın işareti şeklinde tanımlanabilmektedir. Genel olarak bu akıntı kanama şeklinde gözlenmekle birlikte yaşanmaması da muhtemeldir. Hatta çoğu zaman kişi muayeneden geçmemesi halinde şikayetleri oluşana dek hastalığından bir haber olarak yaşar.
Hastalık düzenli kontrole gidildiğinde, ultrason sonuçlarında şüphe varsa, rahim ağzının bir cihazla incelenmesi şeklinde ve biyopsi ile tanısı koyulabilmektedir. Bu aşamada hastalık henüz oluşmamış olsa dahi gelecekte oluşabileceği anlaşılabilmektedir. Ayrıca hastalığın tanısı için sinir testi de uygulanmaktadır.
Rahim ağzı kanseri, oluşmadan önce anlaşılırsa, oluşması muhtemel bölgede operasyon gerçekleştirerek oldukça basit bir şekilde önlenmesi mümkündür. Şayet hastalık oluşmuşsa ve 1. evrede ise yine cerrahi operasyon ile tedavi mümkündür. Ancak hastalığın ilerlemiş olması cerrahi operasyonu mümkün kılmaz ki bu durumda radyoterapi ve kemoterapi devreye girerek çözüm aranılır.
Rahim ağzı kanserinin onlarca değişik virüsten kaynaklanabildiğini bahsetmiştik. Ancak genel itibarıyla 2 virüs vardır ki hastalığa yakalananların %90’ı bu 2 virüs sebebiyle hasta olmaktadır. Durum böyle olunca tıp sektörü de bu alana yönelmiş ve hastalığa karşı bir aşı geliştirmiştir. Şayet hastalık bu 2 virüsten herhangi birisi ile bulaşacaksa, aşı yapılmış olması ve aşının miadı dolmamış olması şartıyla hasta olmaktan kurtulabileceklerdir. Bu aşı 3 kez uygulanmalıdır. Aksi taktirde virüse karşı bağışıklık kazanması zor olacaktır. Ayrıca aşılar 6 sene civarında etkisini koruyabilmektedir.
Rahim ağzı aşısı, ergenlik dönemini takip eden süre zarfından sonra, cinsellik yaşanmadan uygulandığı sürece yakalanma ihtimali sıfıra çekilebilmektedir. Tabi bu noktada yukarıda bahsettiğimiz ve %90 ihtimalle o 2 virüsten kaynaklanan hastalığa karşı koruyabildiği unutulmamalıdır.
Rahim ağzı kanseri aşısını genç yaşta uygulamak ve cinsellikten önce uygulamak doğru olacaktır. Ayrıca aşı yapılmadan önce birkaç alerji aşısı uygulanır ve alerji tespit edilmemesi halinde uygulama gerçekleştirilir. Aşının alerjik bir durumu söz konusu değilse herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.
Rahim ağzı kanserine karşı aşı yaptırmak, hasta olunmasa dahi düzenli kontrollerden geçmek, gerek rahim ağzı kanserine karşı gerekse diğer kadın hastalıklarına karşı kişiyi koruyabilecektir. Bu nedenle düzenli kontrolleri ihmal etmemeniz tavsiye edilir.
RAHİM KANSERİ BELİRTİLERİ
MİYOM NEDİR? MİYOM SEBEPLERİ NELERDİR?
PKO – POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR?
- Adet dışı kanamalar - adet bozuklukları ve adet sorunları
- Kısırlık nedenleri: Kısırlık nasıl olur, çeşitleri nelerdir?
- Doğum kontrol yöntemleri: Gebelik nasıl önlenir?
- Vajinal kuruluÄŸun nedenleri ve tedavisi
- Mutlu evlilik hayatının püf noktaları: Evlilikte yaşanan sorunlar ve çözümleri